e ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
e ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2008 Pazar

Girişimciler Sepetinden Bir Sepet: Yemeksepeti ve Nevzat Aydın

e-ticaret’in başarı öykülerinden bir diğeri daha: yemeksepeti. Dersimiz konuğu olan Nevzat Aydın kurucusu ve genel müdürü olduğu yemeksepeti’nin başarı öyküsünü bizlerle paylaştı. Pek çok e-ticaret girişimcisi gibi Nevzat Aydın’ında yolu Amerika’dan geçmiş, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğinden mezun olduktan sonra San Fransico’ya gitmiş master yapmak için. 2000 yılında ise bavulunda artık belirlenmiş projesinin fikri ile Türkiye’ye dönmüş ve 2001 yılının başında iki ortakla, Melih Ödemiş ve Cem Nufisi, fikrini hayata geçirmiş. Kuruluş sermayesi olan 180 bin doları kendi birikimlerin karşılamışlar. Aydın, e-ticaret kurulum masraflarının nispeten daha az olmasından dolayı küçüklerinde şansının olduğu bir alan olduğunu belirtirken, Türkiye’de e-ticaret projelerinin başarı sanşlarının genç nüfusun çoğunluğundan dolayı daha yüksek olduğunu da eklemekte. Her ne kadar e-ticaret’in avantajlarından bahsetse de, bu avantajlara kanmayıp, oldukça dikkatli adımlar atıp, kendi deyimiyle sessiz ve derinden ilerlemiş, öyleki sektörün yemeksepeti’ni farkedip, rakip bir sitenin çıkması 2004 yılını bulmuş. O zamana kadar da iş işten geçmiş. Doğru işi doğru zamanda yapan yemeksepeti.com’u gelen rakipler pek etkileyememiş. Öyleki geç kalmamak adına Nevzat Aydın Amerika okulunu yarıda kesmiş ve Türkiye’ye dönmüş.

Site ilk açıldığı zaman sistemde sadece 25 restoran varmış, fakat bugüne geldiğimizde 2500 restoran sayısına ulaşmış. AYDIN her ne kadar restaraunt sayısının site için çok önemli olduğunu belirtsede, belirli hizmet düzeyinin sağlanmasının da çok önemli olduğu için, bu hizmet düzeyini sağlayamayan restoranlar sistemden çıkarılmakta, bugüne kadar 880 restoran sistemden atılmış. Yemeksepeti gelen şikayetler üzerine restoranlara ani ziyaretlerde yaparak, müşterilerin kaliteli yemeğe ulaşması için elinden geleni yapmakta. Fakat ben bu nokta şirketin bu konuda büyüyerek sadece şikayet üzerine değil, kendisinde rassal olarak restoranları ziyaret etmesinin güvenilirliği arttıracağını ve çıkan sorun sayısını azaltacağını düşünmekteyim.
Site de üye sayısı 350000. Sitede yemek alma dışında başka bir içerik yok, çünkü gelir modeli reklama dayanmıyor. Bu yüzden de siteyi ziyaret edenlerin sipariş verme oranı diğer e-ticaret sitelerine göre hayli yüksek, % 41!

Nevzat Aydın, aklındaki proje fikrini hayata geçirmeden önce, projenin tüm ayaklarını analiz etmiş, dinlemiş ve ona göre, Türkiye’ye uygun bir sistem geliştirmiş, “copy-paste” bir sistemden ziyade. Restoranlardan gelen kazanmadan ödemeyiz, ürünü kendimiz götürüp, parayı kendimiz alırız, bilgisayarla uğraşamam tepkileri sonucunda ve kullanıcılardan gelen Kredi kartımını vermekten çekinmek, böyle bir hizmet için para vermem gibi tepkiler göz önüne alınarak yemeksepeti’nin modeli oluşturulmuş. Kullanıcıdan hiçbir ücret talep etmeden, restoranlardan satış üzerinden komisyon alarak gelir modeli gerçekleştirilmiş.

Yemeksepeti rakibi olarak telefonu görüyor. Siparişlerin % 93’ünün telefonla, % 6 sı internet üzerinden veriliyor. Bu durumda telefondan pay çalmak, özellikle artan internet kullanımı ile ve yemeksepetinin diğer şehirlerde girmesi ile firmaya büyük büyüme imkanı sağlayacaktır. Yeniliklerine devam ettikçe ve özellikle müşteri memnuniyetine verdiği önemle yemeksepeti’ni ilerde de karnımızı doyurmaya devam edeceğine eminim.

Kaynaklar: http://www.sabah.com.tr/, http://www.yemeksepeti.com/, http://www.kigem.com/content.asp?bodyID=1787

25 Şubat 2008 Pazartesi

embrio.com'dan tüyolar

Geçen hafta e-ticaret dersimize konuk olan e-mbrio genel müdürü Hamit KEKEÇ, internet sektörü hakkında birikimlerinin kısa bir özetini bizlerle paylaştı. Hamit KEKEÇ, konuşmasının başlarında içinde olduğumuz çağın, yetenek çağı olduğunu belirtti. Günümüzde bilgiye sahip olmak kadar o bilgiyi doğru bir biçimde doğru işlere aktarabilecek yeteneğe sahip olmak bence de başarının en önemli noktalarından. Belki dışardan çok kolay gözüken internet projeleri hakkında Sn. Kekeç’in bizlerle paylaştığı bir rakam çok çarpıcı; internette gerçekleştirilen projelerin 1000 tanesinden sadece 2 tanesi ayakta kalıyor. Bu sayının büyük internet şirketleri içinde geçerli olduğunu büyük internet şirketleri de pek çok proje gerçekleştirse de bunların hepsinin başarılı olamadığından vurgulandı.

İnternet dünyasında başarının yolu, yapılan işte birinciliğe oynamaktan geçiyor. Hamit Bey’in yaptığı sunum boyunca bazı konularda ikincileri hatırlamakta ne kadar zorlandığımız da internette birinci dışındakilerin ne kadar zor hatırlandığına bir kanıt oldu. İnternette iş geliştirirken girilecek pazarın durumu göz önüne alınmalı. Yapılacak işte başarılı olmak için girilecek pazar ya boş olacak, ya da pazarda bulunan lider çok güçlü olmayacak. Hedef hep birincilik olmalı, girilecek pazarda ki mevcut lider alt edilebilecekse, o pazarda başarılı olunur. Google arama motoru pazarında ki başarısı bahsettiğimiz koşulların başarı üzerinde ki etkisine örnek olarak verilebilir. Eğer bir pazarda lider sağlamsa, liderin satın alınmasının daha doğru bir strateji olacağından bahsedildi. Buna örnek olarak Google’ın Youtube’ı satın alması verilebilir.
Hamit KEKEÇ, konuşmasının devamında internetin 4 doğrusundan bahsetti; doğru insan, doğru iş, doğru pazarlama, doğru hız.

Bir işin doğru olabilmesi için bir ilk olması önemli bir nokta, ayrıca odak noktası. Her işi yapmaktan çok, belirli işler üzerinde uzmanlaşmanın internet üzerinden yapılan işlerde, tıpkı fiziksel dünyada olduğu gibi başarı üzerindeki etkisi aşikar. Yahoo pek çok iş için hizmet verirken, eBay sadece belirli işlere odaklanmakta. Belirli bir odak noktası olmayan işler yüksek trafik getirebilse de, diğer tip işlerin getirisinin daha yüksek olduğundan ders içerisinde bu örnek üzerinden bahsettik. Doğru iş kapsamında ele alınan bir diğer hususlar ise, interaktivitesi bol, merak uyandıran, kazan kazan prensibine dayanan sistemler.

Bir işin doğru olması başarılı olması için yeterli olmuyor, doğru işin doğru pazarlanması da çok önemli. Sn. KEKEÇ İnternetteki pazarlama stratejilerinin genel geçer stratejilerden daha farklı olduğunu, WOMM’un daha önem kazandığını belirtti. Ayrıca hızın çok öenmli olduğunu geç kalmış projelerin başarılı olamayacağını konuştuk. Doğru zamanlama ile önceden de belirttiğimiz sektörde ilk olma avantajının kazanılmasının yanı sıra, kritik rekabet avantajında da öne geçilmiş olunmakta. Örneğin, bir İK sitesi için CV sayısı kritik rekabet avantajı olarak değerlendirilebilir. Burada bir ek olarak, zamanlama sadece ilk olma avantajını değil, bazen gecikerek yapılacak işle ters etkili belirli anlık akımların geçmesini de bekleyerek, uygun zamanda pazara girmek olarak düşünülmelidir. Hamit KEKEÇ’e zaman ayırıp e-ticarette başarılı olma ilkelerini bizlerle paylaştığı için teşekkür ederim.