vakaloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vakaloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2008 Pazar

Zamanın SiteSahibi, Günün internet uzmanı : ERSAN ÖZER

Türkiye’de internetteki projesinden çıkış yaparak para kazanan ilk amatör unvanını kazanan Ersan Özer, 99’da itiraf.com ile başlayan internet macerasını bu hafta bizlerle paylaştı.
Ersan Özer, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimlerinden mezun olduktan sonra, basın sektöründe çalışmalarına başlamış. Beyazla, Okan Bayülgen ile çalışmış, Hürriyet, Akşam, NTV’de çeşitli görevlerde bulunmuş.


İyiki doğdun itiraf.com

NTV çalıştığı dönemde bir gece en popüler, basına en çok konu olan ve beni en çok eğlendiren J internet sitelerinden, itiraf.com fikri oluşmuş, yıllardan 1999.
Doğduğu günden beri, çok vaktini almış itiraf.com Ersan Özer’in. Bu kadar vakit alan itiraf.com SiteSahibine pek fazla maddi getiri de bulunamamış. Ama maddi getiri dışında pek çok faydasını görmüş Ersan Özer. itiraf.com sayesinde internetindeki yanlışlıkları bizzat yaşarak öğrenmiş, zamanla doğruyu bulmuş. itiraf.com da ne dükkan ne de arkadaş eklentileri iş yapmayınca, trafiğin olduğu yerde her iş yapılır diye bir şeyin olmadığını anlamış Ersan Özer. Cebini doldurmayan itiraf.com’un bir diğer faydası ise, Ersan Özer için bir referans olması olmuş. Gece gündüz demeden itiraf.com’la uğraşan Ersan Özer, oğlunun doğduğu gece bu gidişata dur diyip, Mehmet Budak’la itiraf.com satışı üzerine anlaşıyor. Amerika’da itiraf.com’un İngilizce versiyonu ile şansını deneyen, Ersan Özer, uzaktan işlerin yürümediğini, başarılı olmak için orda bir lokasyona sahip olmanın önemini anlayıp e-ticarete dair bir başka ders daha çıkararak bu işten çıkmış.


Yapsak yapsak başka ne yapsak?


itiraf.com’un satışından sonra bu alemden kopamamış Ersan Özer, yeni projeler geliştirmiş. İnternette ilk para yapan işlerden biri ile yola devam etmiş. Şehre özel ilk arkadaşlık sitelerini kurmuş: istanbul.net, ankara.net, izmir.net Bu jenerik isimlere sahip olmak oldukça pahalıya patlamış (istanbul.net= 35 bin $, ankara.net = 25 bin $ izmir.net = 1 bin $) ama siteler kısa sürede başarıyı yakalayarak Ersan Özer’i utandırmamış. Sitelerin başarısını gösteren önemli bir rakam üye sayısı: 2 milyon! Bu sitelerin gelirini sadece erkek üyelerden alınan üyelik ücretleri oluşturmakta. Sitelerin benzerlerinden farklı olarak açıkara daha çok bayan üyeye sahip. Firmanın kendi organizasyonunda da benzer şekilde çoğunlukla bayanlar çalışmakta ve mesajlaşmanın kontrolü dahil, sitenin kalitesinin sağlanması için çalışmakta.

Videosuz olur mu?


istanbul.net, ankara.net, izmir.net yarattığı nakit akışı ile Ersan Özer yeni yatırımlara devam edip, karşımıza oldukça başarılı bir model olduğunu düşündüğüm uzman.tv’yi çıkardı. Gününün büyük çoğunluğunu internette geçiren Ersan Özer, günlerden bir gün about.com’da dolaşırken bunun videolu hali ne de güzel olur diyip, uzman.tv projesine start vermiş. Adı üstünde uzman.tv, uzmanlarının video yolu ile uzman oldukları ne varsa anlattıkları bir site. uzman.tv günde ortalama 6 uzmanla çekim yapıyor, sadece uzman bulmak içi çalışan 20 kişi mevcut. Artı 2 çekim ekibi, yayın yönetmeni, editör vs… de uzman.tv’nin ekibinde yer almakta. Şu an içerik oluşturma sürecinde olan uzman.tv, günde 50.000-60.000 kişi ziyaret etmekte, ayda 10 milyon sayfa gösterilmekte. uzman.tv ileride online kurslar, eğitim gibi hizmetlerle de karşımızda olacak. Burada da durmayacağı belli olan Ersan Özer bakalım başka nasıl projelerle karşımızda olacak?

8 Nisan 2008 Salı

e-ticaretin başarılı örneklerinden biri: Sahibinden.com



Kısa kısa seri ilanlar, kimisinde kilometre eksik, kimisinde rengi, kimisinde yılı eksik ilanlar arasında kaybolunca ortaya çıkmış bir fikir sahibinden.com. Böyle istenilen sonuca ulaşmanın zorluğunu birebir yaşayan sahibinden.com’un kurucuları bir seri ilan sitesi açmaya karar veriyorlar.

Gazetelerdeki ilan sahiplerini arayıp izin alarak ilanlarını tek tek siteye taşırarak sahibinden kuruluş aşamasında içerik oluşturmuş. Site 2001 yılında ilk billboard reklamını yapıyor. Şanslarının yardımı ile İstanbul genelinde pek çok billboard’ı uygun fiyata kiralayabiliyorlar. Billboardlar görevlerini başarı ile tamamlıyor ve sitenin bilinirliği artıyor. Sitenin içeriği dolu olduğu için, reklamları görüp gelen sitenin gerçek bir site olduğunu görüyor. Bu sayede reklamlar sitenin yeni kullanıcı, üye kazanmasında çok etkili oluyor. Sahibinden uzun bir aradan sonra geçen Haziran ayında bu sefer Türkiye çapında billboard reklamları yapıyor. Sahibinden’in bir başka reklam faaliyeti ise Dokun Bana yarışması.

sahibinden.com’un iş modeli nedir diye bakacak olursak, her ne kadar adı sahibinden olsada sitede kurumsal üyelerin ve birey üyelerin ilan verebildikleri bir ilan sitesi olduğunu görüyoruz. Sahibinden, sadece emlak ve vasıta ilanlarının yer aldığı bir site değil, 30 ayrı kategoride ilanlar mevcut. Vasıta ve emlak en önemli kategoriler. Mağazalarında doğal olarak firmanın gelir modelinde çoğunluğunu emlak ve vasıta kategorileri oluşturmakta.

Sahibinden’de ilana bakmak ücretsiz, ilan vermek ise sadece kurumsal üyelere yani emlak ofislerine ücretli. Kurumsal üyeler site yer alan mağaza kısmında belirli ücretler karşılığında mağaza açabilmekte. Ayrıca Sahibinden’in gelir modelinin bir diğer kalemini ise ilanlarını vitrine çıkarmak isteyenlerden alınan ücret oluşturmakta. Bireysel üyelerin ise sitede aktif en fazla 5 ilanı bulunabiliyor, 6. sı girildiği zaman üye ile iletişime geçilmekte. Üyelerin ilanları sitede 8 hafta aktif kalıyor, süre dolunca e-mail servisi ile ilan sahiplerinden güncelleme talep edilmekte.

Sahibinden’in en önemli avantajlarından biri fotoğraf ve video özellikli ilan verebilmek. Fotoğraf her ne kadar tüm sitelerde mevcut olsa da, Sahibinden fotoğrafsız ilan kalmasın, fotoğrafların kalitesi belirli bir düzeyin üstüne olsun diye, foto kurye hizmeti sunmakta. Bu hizmet ile ilan verilecek evin, arabanın pek çok açından fotoğrafları çekilmekte. Sitede fotoğraf olmasına çok önem verilmesinden dolayı, kurulduğu günden beri sahibinden foto kurye hizmeti sunmakta. Kurulduğu günlerde 5 ytl ile verilen hizmet, bugünde sitenin gelir modelinde etkili olmakta. Eğer kullanıcılar işlemleri gerçekleştirirken Güvenli E-Ticaret seçeneğinden yararlanmak isterlerse, birey kullanıcılardan %7, kurumsal üyelerden ise %6 komisyon alınmakta. Sahibinden Turkcell ile işbirliği yaparak Wap’tan hizmet sunmaya başlamış, Google maps emlak kategorisine entegre edilmiş.

Site kurulduktan sonra 2-3 sene boyunca 3 kişi siteyi idare etmişler, bugün artık 50 kişi ile hizmet sunmaya devam ediyorlar. 15 kişi call-center’da görevli. Diğer departmanlar ise satış, pazarlama, muhasebe, yazılım…

Rakamlarla Sahibinden

Ayda 410 milyon sayfa gösterimi
Ortalama 12 dakika sitede kalış süresi
Bir kullanıcı 22-23 sayfa geziyor
5 milyon 600 bin tekil kullanıcı
600000 ilan
2600 mağaza
Ayda 7000 call center görüşmesi
% 80 erkek
% 75 istanbul
25-60 yaş arası kullanıcılar
Mağazaların %80’i emlak-vasıta kategorilerinden
Sitenin gelirlerinin %70’i emlak-vasıta kategorilerinden

Rakamların da anlattığı gibi Sahibinden Türkiye’nin önemli e-ticaret sitelerinden biri. İlan denince akla ilk gelen sitelerden olduğu için, içeriğin fazlalığı sayesinde site çizgisinde yürümeye devam edip, başarısını sürdüreceği günler göreceğini düşünüyorum.

17 Mart 2008 Pazartesi

Alkışlar GittiGidiyor'a gidiyor



Eğer iş yaptığınız pazar’ın % 90’u sizdeyse bir de bu konudaki dünya devini kendinize ortak yapabiliyorsanız, oldukça başarılısınızdır, pazarınızın GittiGidiyor’usunuzdur. Bu haftaki dersimizin konuğu e-ticaret’in Türkiyede ki en güzel örneklerinden biriydi: GittiGidiyor’un kurucularından Serkan Borançılı, Burak Divanlıoğlu ve şirketin CEO’su Cenk Angın’dı.

İTÜ Mimarlıktan mezun olan Serkan Borançılı ve Burak Divanlıoğlu ile ODTÜ Makine Mühendisliğinden mezun olan Tolga Kabataş mezuniyetlerinden 6 yıl sonra e-ticaret alanına gözlerini dikip, 2000 yılında GittiGidiyor yolunda yürümeye başlamışlar. Yaklaşık 1 yıl süren tasarım süreci sonrasında 2001 yılında siteyi açmışlar. O günlerde kodlamalar dışında her işi kendileri yaparken bugün artık 172 kişi ile yollarına devam ediyorlar. Daha emekledikleri dönemlerde yakalandıkları krizlerin etkilerini atlattıktan sonra, 2004 yılında artık reklam verebilecek finansal duruma erişiyor site ve o zaman için en uygun adreste ntvmsnbc’de reklamlarını vermişler, hatta tek tük TV reklamı yapan siteler arasında yer almışlar kalabalıkları siteye çekmek, en hareketli en kalabalık pazar yerini oluşturmak için. Bugünün sayıları ile GittiGidiyor’a bakınca, 1.8 milyondan fazla kayıtlı kullanıcı, 450.000'den fazla günlük ziyaretçi ve günde satışa sunulan 750.000 ürün, 70.000'in üzerinde tekil satıcı ile başarısını açıkça anlatıyor. GittiGidiyor başarısını

2007 yılından beri bir cümleyle daha ilan ediyor “eBay, GittiGidiyor'a ortak oldu!” Böylece global bir internet sitesinin ortak olduğu ilk Türk şirketi olma ünvanı da GittiGidiyor’a gidiyor.
eBay ile ortaklığın temelleri 2004 yılında atılmış, GittiGidiyor’un karşısında çıkarılan rakiplere eBay ortak olacak söylentiler çıkınca, GittiGidiyor eBay’e gidiyor, Türkiye planlarınız varsa rakip değil ortak olalım diyerek, böylece 3 yıl sonunda meyvesini verecek ilişkileri başlıyor. 2006’nın Haziranında Türkiye’ye gelen eBay’in CEO’su, Türkiyeden çok etkilenip GittiGidiyor ile görüşmeleri başlatıyor, 6-7 ay süren görüşmeler sonunda
2007 Mayısında eBay siteye azınlık ortak olmuş.

GittiGidiyor, 40 kişi ile günde 3000-3500 soruya cevap veren Operasyon Departmanı, olmazsa olmaz IT departmanı ve Finans-Muhasebe, İK, Pazarlama departmanları ile organize olup bu iş hacmini gerçekleştirmekte.

Sahte ürün, ürünün alıcıya gitmemesi gibi çeşitli sorunlarla baş etmek adına sitede 4 aşama ile işlem gerçekleşiyor.

Alıcı Öder ----- Satıcı Kargolar ----- Alıcı Onaylar ----- Para Satıcıya Aktarılır

Bu sistem ile alıcının eline ürün ulaşıp onay vermeden, yolculuğunu GittiGidiyor üzerinden yapan para satıcı ile buluşamıyor. Siteye konulan ürünler ücretli, ayrıca satılan ürünler üzerinden % 10 komisyon alınıyor, böylece site geçimini sağlıyor.
Yeri oldukça sağlam olan GittiGidiyor karşısında rakiplerinin işi oldukça zor, çünkü rakipler reklam yapsa da bu konuya uzak olan yeni müşteriler, konu hakkında bilinçlenip, GittiGidiyor’a geliyorlar. 2001’den bugünlere gelene kadar özellikle ilk yıllarında çektikleri zorlukların güzelliklerini önümüzdeki günlerde de yaşamaya devam edip, Türkiye’de e-ticaretin nazar boncuğu olmaya devam edecekler.

9 Mart 2008 Pazar

Girişimciler Sepetinden Bir Sepet: Yemeksepeti ve Nevzat Aydın

e-ticaret’in başarı öykülerinden bir diğeri daha: yemeksepeti. Dersimiz konuğu olan Nevzat Aydın kurucusu ve genel müdürü olduğu yemeksepeti’nin başarı öyküsünü bizlerle paylaştı. Pek çok e-ticaret girişimcisi gibi Nevzat Aydın’ında yolu Amerika’dan geçmiş, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğinden mezun olduktan sonra San Fransico’ya gitmiş master yapmak için. 2000 yılında ise bavulunda artık belirlenmiş projesinin fikri ile Türkiye’ye dönmüş ve 2001 yılının başında iki ortakla, Melih Ödemiş ve Cem Nufisi, fikrini hayata geçirmiş. Kuruluş sermayesi olan 180 bin doları kendi birikimlerin karşılamışlar. Aydın, e-ticaret kurulum masraflarının nispeten daha az olmasından dolayı küçüklerinde şansının olduğu bir alan olduğunu belirtirken, Türkiye’de e-ticaret projelerinin başarı sanşlarının genç nüfusun çoğunluğundan dolayı daha yüksek olduğunu da eklemekte. Her ne kadar e-ticaret’in avantajlarından bahsetse de, bu avantajlara kanmayıp, oldukça dikkatli adımlar atıp, kendi deyimiyle sessiz ve derinden ilerlemiş, öyleki sektörün yemeksepeti’ni farkedip, rakip bir sitenin çıkması 2004 yılını bulmuş. O zamana kadar da iş işten geçmiş. Doğru işi doğru zamanda yapan yemeksepeti.com’u gelen rakipler pek etkileyememiş. Öyleki geç kalmamak adına Nevzat Aydın Amerika okulunu yarıda kesmiş ve Türkiye’ye dönmüş.

Site ilk açıldığı zaman sistemde sadece 25 restoran varmış, fakat bugüne geldiğimizde 2500 restoran sayısına ulaşmış. AYDIN her ne kadar restaraunt sayısının site için çok önemli olduğunu belirtsede, belirli hizmet düzeyinin sağlanmasının da çok önemli olduğu için, bu hizmet düzeyini sağlayamayan restoranlar sistemden çıkarılmakta, bugüne kadar 880 restoran sistemden atılmış. Yemeksepeti gelen şikayetler üzerine restoranlara ani ziyaretlerde yaparak, müşterilerin kaliteli yemeğe ulaşması için elinden geleni yapmakta. Fakat ben bu nokta şirketin bu konuda büyüyerek sadece şikayet üzerine değil, kendisinde rassal olarak restoranları ziyaret etmesinin güvenilirliği arttıracağını ve çıkan sorun sayısını azaltacağını düşünmekteyim.
Site de üye sayısı 350000. Sitede yemek alma dışında başka bir içerik yok, çünkü gelir modeli reklama dayanmıyor. Bu yüzden de siteyi ziyaret edenlerin sipariş verme oranı diğer e-ticaret sitelerine göre hayli yüksek, % 41!

Nevzat Aydın, aklındaki proje fikrini hayata geçirmeden önce, projenin tüm ayaklarını analiz etmiş, dinlemiş ve ona göre, Türkiye’ye uygun bir sistem geliştirmiş, “copy-paste” bir sistemden ziyade. Restoranlardan gelen kazanmadan ödemeyiz, ürünü kendimiz götürüp, parayı kendimiz alırız, bilgisayarla uğraşamam tepkileri sonucunda ve kullanıcılardan gelen Kredi kartımını vermekten çekinmek, böyle bir hizmet için para vermem gibi tepkiler göz önüne alınarak yemeksepeti’nin modeli oluşturulmuş. Kullanıcıdan hiçbir ücret talep etmeden, restoranlardan satış üzerinden komisyon alarak gelir modeli gerçekleştirilmiş.

Yemeksepeti rakibi olarak telefonu görüyor. Siparişlerin % 93’ünün telefonla, % 6 sı internet üzerinden veriliyor. Bu durumda telefondan pay çalmak, özellikle artan internet kullanımı ile ve yemeksepetinin diğer şehirlerde girmesi ile firmaya büyük büyüme imkanı sağlayacaktır. Yeniliklerine devam ettikçe ve özellikle müşteri memnuniyetine verdiği önemle yemeksepeti’ni ilerde de karnımızı doyurmaya devam edeceğine eminim.

Kaynaklar: http://www.sabah.com.tr/, http://www.yemeksepeti.com/, http://www.kigem.com/content.asp?bodyID=1787

2 Mart 2008 Pazar

Ders saatinde alışveriş saati


E-ticaret dersimizin son konuğu, Alışveriş Saati Saat Pazarlama San.Tic.A.Ş çatısı altında faaliyet gösteren alisverissaati.com’un kurucusu
Kudret ÇUREY idi. 2002’de turistik amaçla ABD’ye giden Kudret Çurey, internet kullanımının yaygınlığını fark etti ve orada bulunduğu 2 hafta boyunca eBay’i inceleyen Kudret Bey, Türkiye’den ABD’ye mücevherat satmaya karar verdi. Bu işte oldukça başarılı olan Çurey zamanla bu sektörde kar paylarının azalmasından dolayı başka bir işe girmeyi düşündü ve arayışlara başladı. Öncelikle bir Pazar araştırması yapan Çurey, e-ticaret alanında saat sektörünün boş olduğunu gördü ve artık yapacağı işi bulmuştu. Fırsatları iyi değerlendiren Çurey, önce işin inceliklerini öğrenmek, sektörü yakından tanımak ve internetten saat satışı pazarını büyütmek için günümüzde de mevcut olan alışveriş sitelerine gidip, saat tedarik etmeyi önermiş. Dışardan oldukça tehlikeli görünen bu kararda, Çurey adımlarını dikkatli atmış ve birlikte çalıştığı firmaların ileride sadece saat satıp satmayacaklarını dikkate almış ve geniş ürün çeşitleri satan e-ticaret firmaları ile çalışmış.
E-ticarette güven unsurunun öneminin farkında olan Çurey, siteyi kurduktan sonra ağır ama emin adımlarla ilerlemiş. Çurey sitenin ilk kurulduğunda bir alışveriş sitesinden çok bir saat portalına benzediğini, görsel tatminin ve insanların siteye girmesinin hedeflendiğini belirtti. Bir e-ticaret sitesinin başarılı olması için vazgeçilmez unsurlardan biri olan güveni sağlamak için, alisverissaati.com pek çok e-ticaret sitesinde rastlanmayan bir uygulama ile siteden firmaya ait telefon numarasını vererek, ulaşılabilir olduklarını göstermeyi hedeflemiş. Site yeterince bilinirlik ve güvenilirlik sağladığını düşündükten sonra 2006 yılına doğru arayüzlerini değiştirerek daha çok bir online alışveriş sitesine dönmüş.
Saat sektörü, alisverissaati.com yayına başladığı zamanlarda, sitenin başarılı olacağına pek inanmamış ve alisverissaati.com’u stok yapmaya itmiş.
Saat bir aksesuar olarak kullanıldığı ve görselliği için potansiyel alıcılar için ürünün denenip alınması tercih edilebilmekte, işte bu noktada rekabet avantajı kazanmak adına, alıcılar neden böyle görsel bir ürünü bizden satın alsınlar sorusuna cevap olarak alisverissaati.com agresif fiyat politikası uygulamayı tercih etmiş.
Saat alıcılarının saat dükkanlarında ürünü deneyip alisverissaati.com’dan beğendikleri ürünü alabildikleri gibi, bazı alıcılar ise siteden ürünü inceleyip saat dükkanlara gidip aldıkları gözlemlendiğinden ve saat sektörünün alisverissaati.com’u stok yapmaya itmesinden dolayı şirket mağazalaşmaya karar verdi. 2007 yılının başında İstanbulda açılan mağazaları ile site mağazacılığa giriş yaptı. İstanbul’da Kadıköy, Bağlarbaşı, Sirkeci gibi semtlerde mağazaları bulunan firma 15 mağazaya ulaşmış durumda. Açılan mağazalar ayrıca siteyinin güvenilirliğini de destekler oldu.
Kudret Çurey, e-ticaret alanında başarılı olmanın “benzersiz” olmaktan geçtiğini düşündüğünden temel yapacağı işi saat satmak olarak belirlemiş ve ailesinin takı sektöründe olmasına rağmen ürün portföyünü başka saattan başka ürünlerle arttırmanın sitenin “unique” imajını bozacağını düşündüğünden başka ürünün ticaretine girmemiş. Bu konuda doğru düşünen Çurey, saat denince akla alışverişsaati gelsin hedefi ile yoluna devam etmekte. Şirketin diğer hedefi de Türkiye dışında uluslar arası pazarlarda etkinlik göstermek. Bugüne kadar 4 milyon dolar civarında ciro yapan, günümüzde 60’dan fazla marka ile çalışan ve yaklaşık 150.000 üyeye mevcut siteyi e-ticaretin başarılı örneklerinden biri olarak nitelendirebiliriz.

25 Şubat 2008 Pazartesi

embrio.com'dan tüyolar

Geçen hafta e-ticaret dersimize konuk olan e-mbrio genel müdürü Hamit KEKEÇ, internet sektörü hakkında birikimlerinin kısa bir özetini bizlerle paylaştı. Hamit KEKEÇ, konuşmasının başlarında içinde olduğumuz çağın, yetenek çağı olduğunu belirtti. Günümüzde bilgiye sahip olmak kadar o bilgiyi doğru bir biçimde doğru işlere aktarabilecek yeteneğe sahip olmak bence de başarının en önemli noktalarından. Belki dışardan çok kolay gözüken internet projeleri hakkında Sn. Kekeç’in bizlerle paylaştığı bir rakam çok çarpıcı; internette gerçekleştirilen projelerin 1000 tanesinden sadece 2 tanesi ayakta kalıyor. Bu sayının büyük internet şirketleri içinde geçerli olduğunu büyük internet şirketleri de pek çok proje gerçekleştirse de bunların hepsinin başarılı olamadığından vurgulandı.

İnternet dünyasında başarının yolu, yapılan işte birinciliğe oynamaktan geçiyor. Hamit Bey’in yaptığı sunum boyunca bazı konularda ikincileri hatırlamakta ne kadar zorlandığımız da internette birinci dışındakilerin ne kadar zor hatırlandığına bir kanıt oldu. İnternette iş geliştirirken girilecek pazarın durumu göz önüne alınmalı. Yapılacak işte başarılı olmak için girilecek pazar ya boş olacak, ya da pazarda bulunan lider çok güçlü olmayacak. Hedef hep birincilik olmalı, girilecek pazarda ki mevcut lider alt edilebilecekse, o pazarda başarılı olunur. Google arama motoru pazarında ki başarısı bahsettiğimiz koşulların başarı üzerinde ki etkisine örnek olarak verilebilir. Eğer bir pazarda lider sağlamsa, liderin satın alınmasının daha doğru bir strateji olacağından bahsedildi. Buna örnek olarak Google’ın Youtube’ı satın alması verilebilir.
Hamit KEKEÇ, konuşmasının devamında internetin 4 doğrusundan bahsetti; doğru insan, doğru iş, doğru pazarlama, doğru hız.

Bir işin doğru olabilmesi için bir ilk olması önemli bir nokta, ayrıca odak noktası. Her işi yapmaktan çok, belirli işler üzerinde uzmanlaşmanın internet üzerinden yapılan işlerde, tıpkı fiziksel dünyada olduğu gibi başarı üzerindeki etkisi aşikar. Yahoo pek çok iş için hizmet verirken, eBay sadece belirli işlere odaklanmakta. Belirli bir odak noktası olmayan işler yüksek trafik getirebilse de, diğer tip işlerin getirisinin daha yüksek olduğundan ders içerisinde bu örnek üzerinden bahsettik. Doğru iş kapsamında ele alınan bir diğer hususlar ise, interaktivitesi bol, merak uyandıran, kazan kazan prensibine dayanan sistemler.

Bir işin doğru olması başarılı olması için yeterli olmuyor, doğru işin doğru pazarlanması da çok önemli. Sn. KEKEÇ İnternetteki pazarlama stratejilerinin genel geçer stratejilerden daha farklı olduğunu, WOMM’un daha önem kazandığını belirtti. Ayrıca hızın çok öenmli olduğunu geç kalmış projelerin başarılı olamayacağını konuştuk. Doğru zamanlama ile önceden de belirttiğimiz sektörde ilk olma avantajının kazanılmasının yanı sıra, kritik rekabet avantajında da öne geçilmiş olunmakta. Örneğin, bir İK sitesi için CV sayısı kritik rekabet avantajı olarak değerlendirilebilir. Burada bir ek olarak, zamanlama sadece ilk olma avantajını değil, bazen gecikerek yapılacak işle ters etkili belirli anlık akımların geçmesini de bekleyerek, uygun zamanda pazara girmek olarak düşünülmelidir. Hamit KEKEÇ’e zaman ayırıp e-ticarette başarılı olma ilkelerini bizlerle paylaştığı için teşekkür ederim.